7 Temmuz 2015 Salı

GÜNEŞLENME TAKVİMİ

Biz yıllarca pek çok doktorun önerdiği gibi saat 11:00 ile 16:00 arasında güneşlenmedik. Güneşlendiğimiz zamanlarda da yüksek koruma faktörlü koruyucu kremler kullandık. Sanırım % 90 dan fazlamız da bu şekilde güneşlendi ve halen güneşlenmeye devam ediyor.

2011 yılında Prof. Dr. Canan Karatay'ın yazdığı "Karatay Diyeti'yle Yaşam Boyu Sağlık" kitabında "Koruyucu olarak güneş kremi, kullanılmamalı ve öğlen saatlerinde 20 dakika civarında güneşte kalınmalıdır" (1) cümlesini okuduğumuzda çok şaşırmıştık. O güne kadar öğrendiğimiz pek çok konu gibi Canan Hoca tam tersini söylüyordu. Biz de kitaptaki açıklamaları inandık ve uygulamaya başladık. 
Daha sonra gördük ki rahmetli Prof. Dr. Ahmet Aydın Hocamız da aynı şeyleri söylüyor. UVA ışınlarının zararlarını, UVB ışınlarının yararını ve özellikle de D vitamini sentezleme konusundaki ayrıntıları anlatıyor. Prpf. Dr. Ahmet aydın Hoca da "güneşin dik geldiği öğle saatlerinde yani gölgenizin boyunuzdan daha kısa olduğu saatlerde güneşlenin."(2) diyor.
Daha sonra Dr. Mercola'nın "Little Sunshine Mistakes that Can Give You Cancer Instead of Vitamin D(3) başlıklı makalesini okuyunca pek çok şey üst üste oturdu. 




Bu diyagram UV (ultraviyole-morötesi) ışınlarının spektrumunu gösteriyor. En kısa dalga boyuna sahip ışınlar UVC ışınları (290 nanometrenin altında), sonra UVB ışınları geliyor (290-320), en uzun dalga boyı ise UVA ışınlarının (320-360). UVA ışınlarının dalga boyları uzun olduğu için atmosferden geçip yeryüne ulaşmaları kolay oluyor. UVB ışınlarının atmosferden geçebilmesi için 50 dereceden büyük bir açıyla gelmesi gerekiyor. 50 derecenin altında bir açıyla gelirse ozon tabakası UVB ışınlarını yansıtıyor. (3)
Vücudumuzun D vitamini üretebilmesini UVB ışınları sağlıyor. Önemli olan UVB ışınlarının atmosferden geçerek yeryüzünde bulunduğunuz yere ulaşması. Bu çoğu kişi için kış aylarında mümkün olamıyor. (3)
07.07.2015 tarihli Yarımada'nın Sesi Gazetesininde "DATÇA'DA SAAT 16:00 'DAN SONRA GÜNEŞLENMEK ZARARLI!"  başlıklı bir yazı yazdık. Bu yazıda yukarıda bahsettiğimiz uzmanların görüşlerini özetledik. Güneşlenme takvimi hazırlamaya geçmeden önce bu yazımızı okumanızı salık veriyoruz. (4) 

Bizim adına GÜNEŞLENME TAKVİMİ dediğimiz tablonun nasıl hazırlanacağını Dr. Mercola da bu video ile anlatmış. İngilizce bilenler bu videoyu izleyebilir. Biz Türkçesini aşağıda hazırladık. 


1- GÜNEŞLENME TAKVİMİNİ OLUŞTURMAK İSTEDİĞİNİZ YERİN ÖNCE KOORDİNATLARINI BULUN!

Bu konuda bir çok site var Google'dan arama yaptırarak bulabileceğiniz gibi alttaki fotoğrafın üstüne tıklayarak il ve ilçe bazında hazırlanmış koordinat listesine ulaşıp buradan aramak istediğiniz yerin enlem ve boylamını bulup bir yere kaydedin. Biz aşağıdaki örnekte yaşadığımız yer olan Datça'nın değerlerini kullanacağız. 





Datça için:
27.40 E ve 36.46 N

2- AMERİKAN DONANMASININ DA KULLANDIĞI, DR. MERCOLA'NIN ÖNERDİĞİ BU UYGULAMAYA GİRİN! 

Karşınıza bu şekilde bir sayfa açılacak. Aşağıdaki fotoğrafın üzerine tıklayarak da bu uygulamaya girebilirsiniz. 

3- FORM B KISMINA GELİN VE AŞAĞIDAKİ GİBİ DOLDURUN.



  • İlk satırdaki "Sun" seçili olduğu için bir şey yapmamız gerekmiyor. 
  • "Year" yazan yere yılı, "Month" yazan yere ayı ve "Day" yazan yere günü giriniz. 
  • "Tabular Interval" yazan yere, hazırlanacak olan tabloda verileri kaç dakikalık aralıklarla görmek istiyorsanız o rakamı giriyorsunuz. Biz hassas bir değer bulabilelim diye 1 yazdık. Kendi otomatik ayarı 10 dakikaya ayarlanmış vaziyette...  1 dakikadan 2 saate kadar aralıklarla sistem bakabiliyor. 
  • "Place Name Label" kısmına bakmak istediğiniz yerin adını içinde ç, i, ö, ş ve ü olmadan yani Türkçe karakterler kullanmadan yazın. Türkçe karakter girecek olursanız sistem "error" veriyor.
  • "Longitude" de önce "east" ı seçin. Türkiye Greenwich'e göre daha doğuda olduğu için doğuyu yani "east" seçtik. Şayet Greenwich'e göre batıda bir yer için bakıyor olsaydık o zaman batıyı yani "west" i seçecektik. Daha sonra da aramak istediğiniz yerin "E" (boylam) değerlerini girin. Biz Datça örneğini yaptığımız için derece yerine 27, dakika (minutes) yerine de 40 girdik. 
  • "Latitude" kısmında herhangi bir şey yapmıyoruz çünkü ABD'de kuzey yarım kürede olduğu için "north" seçilmiş durumda. Şayet güney yarım kürede bir yer arıyor olsaydık o zaman "south" işaretleyip bilgileri o şekilde girecektik.  Şimdi arayacağımız yerin enlemini derece ve dakika olarak girebiliriz. Datça için derece kısmına 36, dakika kısmına da 46 değerlerini giriyoruz. (1. Maddede bulup not ettiğimiz değerler)
  • "Time zone" kısmına aradığımız yerin Greenwich'e göre zaman dilimini gireceğiz. Türkiye Greenwich'e göre 2 saat doğuda. Ancak şu anda saatleri bir saat de ileri aldığımız için 2+1 = 3 giriyoruz. arama yapmak istediğimiz zamanda saatler ileri alınmamışsa o zaman Türkiye için "2" girmemiz gerekiyor. Bu uygulama ABD için hazırlandığından otomatik olarak "west of Greenwich" seçilmiş o nedenle mutlaka "east of Greenwich" i işaretlememiz lazım. Bunu işaretlemezseniz çok yanlış sonuçlar alırsınız. 
  • "Compute Table" a tıklayıp aradığınız yere ilişkin tabloyu görebilirsiniz.
Şimdi bu yazdıklarımıza bir de fotoğraf üzerinden bakalım:

4- TABLOYA BAKILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ

Form B 'yi doldurup "Compute Table" a basınca karşınıza aşağıdaki fotoğrafta olduğu gibi bir tablo çıkacak
 
Bizim bakmamız gereken ilk iki kolon. İlk kolonda saat ve dakika ikinci kolonda da derece biriminden açı var. Yani bizim aradığımız "Altitude" değerleri. 

4.1- UVB 'NİN BULUNDUĞUMUZ YERE 50 DERECELİK AÇIYLA GELDİĞİ İLK ZAMAN

Bizim aradığımız değerler "Altitude" değerleri. Onun için sadece ilk iki kolona bakıyoruz. İlk kolon saat ve dakika ikinci kolon ise derece cinsinden ışınların geliş açısını gösteriyor. 
UVB ışınları ancak güneş 50 dereceden büyük bir açıyla geldiği zaman yeryüzüne ulaşacağı için tabloda önce 50 derece ile kaçta geliyor onu bulmaya çalışıyoruz. 
Bu tablodan da görüleceği üzere UVB ışınları saat 10.20 de 50 derecenin üzerine çıkıyor. Yani saat 10.19'a kadar UVA hakimiyeti var.  Bu demek oluyor ki Datça'da 7 Temmuz günü Saat 10:20 den sonra güneşlenecek olursak D vitamini sentezlememizi sağlayacak olan UVB ışınlarını almaya başlıyoruz. 

4.2. UVB IŞINLARINDAN EN FAZLA YARARLANABİLECEĞİMİZ ZAMAN!

Bu tabloda UVB ışınlarından en fazla yararlanabileceğimiz zamanla ilgili bilgileri bulabiliyoruz. Önce ikinci kolonda en büyük açı saat kaçta oluyor ona bakıyoruz. Örneğimizde UVB ışınlarının saat 13:07 ile 13:21 arasındaki 14 dakika 75.8 dereceyle, en büyük açıyla geldiğini görüyoruz.  İşte vücudumuzun 07.07.2015 'te  en fazla  D Vitamini sentezleyebileceği saatler 13:07 ile 13:21 arası. Biz genelde bunun orta noktasını alıp örneğin 13:15 gibi bu saatin 10 dakika önüne 10 dakika da arkasına ekleyip 13:05 ile 13:25 arasında güneşlenmeye çalışıyoruz.    

4.3. UVB IŞINLARININ BİTİP ZARARLI UVA İLE BAŞ BAŞA KALDIĞIMIZ ZAMAN:

Tabloda aşağıya doğru inip 50 dereceyi bulmamız gerekiyor. 50 derecenin altına düştüğü saatler artık UVB ışınlarının bize ulaşmadığı, sadece cildimizi yaşlandıran, cilt kanserine bile neden olabilecek UVA ışınlarıyla baş başa olduğumuz saatler. Başka bir deyişle 16:08 den sonra güneşin bize hiçbir yararı olmayacağı gibi zararı var. 

5. GÜNEŞ TAKVİMİNİN OLUŞTURULMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ

Seçtiğimiz 07.07.2015 tarihi itibarıyla Datça'da; 

  1. Saat 10:20 den 16:08 'e kadarki saatlerde insan vücudu için yararlı ve gerekli olan UVB ışınları var.  
  2. Sabah saat 10:20 den önce, öğleden sonra da Saat 16:08 'den sonra cildimizi yaşlandıran, cilti kanseri olma riskini yükselten UVA ışınları var. İşte 10:20 den önce ve 16:08 den sonra güneşte hiç kalmamalıyız. 
  3. Vücudumuzun en fazla düzeyde D vitamini sentezleyebilmesi için 13:07 ile 13:21'i içine alacak şekilde güneşte 20 dakika kalmalıyız. 
  4. UVB'nin olduğu saatlerde 10 dakika güneşte kalıp daha sonra da UVB'nin hiç olmadığı sadece UVA 'nın olduğu saatlerde 10 dakika güneşlenecek olursak daha önce ön maddesi üretilen D Vitaminini de sentezleyemeden yok etmiş oluyoruz. 

SONUÇ

Rahmetli Prof. Dr Ahmet Aydın'ın, Prof. Dr. Canan Karatay'ın, Dr. Mercola'nın yıllardan beri dedikleri gibi öğle saatlerinde 20 dakika güneşlenilmesi gerekiyor. Bu kadar çok sayıda insanda D Vitamininin bu kadar yetersiz çıkmasının altında maalesef bu bilgiden yoksun bir çok doktorun insanları yanlış yönlendirmesi yatıyor. 

KAYNAKLAR

(1) Karatay, Prof. Dr. Canan Efendigil, Karatay Diyeti'yle Yaşam Boyu Sağlık, HayyKitap, 2011, Sayfa 185. 
(4) Yarımada'nın Sesi gazetesi "Datça'da Saat 16:00'dan sonra güneşlenmek zararlı"
Orjinal yayın bağlantısı http://woto.com/guneslenme-takvimi       

28 Haziran 2015 Pazar

EZOGELİN ÇORBASI




Bu postumda cok bilinen bir corba paylasmak istedim. Ama her yigidin yogurt yigisi farklidir degil mi? Bu besleyici ve saglikli corbayi ben cok severim ve sık sık pisiririm. Yapimi da cok cok basittir. Eger icinde un olmasa tam karatay usulu bir corba olacakti kendisi:) O kadar kusur kadi kizinda da olur deyip ve tarifine geceyim.

Malzemeler:

* 1 su bardagi kirmizi mercimek
* 1 adet orta boy kuru sogan
* 1 yemek kasigi pirinc
* 1 yemek kasigi pilavlik bulgur
* 1 tepeleme olmayan yemek kasigi un
* 1 tatli kasigi biber salcasi
* 1-2 dis sarimsak
* kuru nane
* pul biber
* kara biber
* tuz

Yapilisi:

Bir tencereye yikanmis mercimek, bulgur, pirinc konulur ve uzerine cok ince kiyilmis sogan, salça ve rendelenmis sarimsak ilave edilir. Ben sogani kavurmuyorum aslinda artik sogan veya baska bir sey farketmez kavurma islemini biraktim. Cunku kavurma islemi sirasinda yag trans yaga donusuyor. Bu corbada kavurmadan da ayni lezzet yakalaniyor garanti veririm. Uzerine yeterince su ve baharatlar ilave edilir. Malzemeler yumusayincaya kadar pisirilir. Gerekirse su ilavesi yapilir. Kucuk bir tavada bir miktar zeytinyag ile un hafifice kavrulur oyle haldir haldir un yanacak kadar degil ama. Aslinda un kavrulmadan da ilave edilir ama ben bu sekilde yapiyorum tercih sizin. Bu corbaya aci ve limon cok yakisiyor. Afiyet olsun...








D VİTAMİNİNİZİ ÖLÇTÜRÜN!


Henüz kendim de d vitaminimi olcturmedim fakat en kisa zamanda olcturup sonucu buradan sizlerle paylasacagim. D vitamininin onemine dikkat cekmek için asagidaki yaziyi sizlerle paylasmak istedim. Her ne kadar devlet hastanelerine gidip doktordan d vitamini olcumu yaptirmak istiyorum dedigimizde ben gerekli gorseydim isterdim gibi bir red cevabi alsak da biz gene de onerelim ya da ozel hastanelerde mutlaka bu olcumu yaptiralim. Saglikli gunler dilegiyle...

**********************************************************************
ANTIDEPRESAN TUZAGINA DUSMEYIN!
DUYGU DURUM BOZUKLUGU TESHISI KONDUYSA D VITAMININIZI KONTROL ETTIRIN.
Cagimizda bir cok hastaligin nedeni belirlenmezken "psikolojik kokenli" oldugu söylenerek, hastalar hastanelerin psikiyatri bolumlerine sevk edilmektedirler. Turkiye'de psikiyatrik ilacların kullaniminin da son donemlerde oldukca arttigi, kayit disi kullanimda da gozle gorulur artis gozlendiği soylenmektedir.
D vitamini konseyinin asagıdaki yazisinda “duygu durum bozukluklari” (major depresyon, bipolar bozukluklar ve distimi) olan hastalar ile sizofreni hastalarinda siddetli düzeyde D vitamini dusuklugu oldugu tespit edilmis. Bizler hala son bahar geldiginde gunesin D vitamininden yoksun kaldigimizi unutup, haberlerde "sonbahar depresyonuna dikkat" basligi altında verilen cesitli bitki caylari tarifleri ile avunmaya devam ediyoruz..
Hazırlayan: Sağlıklı Yaşıyoruz moderatörü Özgen Özen
Facebook'ta Saglikli Yasiyoruz sayfasini takip etmenizi oneririm...

27 Haziran 2015 Cumartesi

YOGURTTAN CÖKELEK (LOR) YAPIMI


Malum ramazan ayindayiz ve yeme duzenimiz oncekine gore degisiklik gostiyor haliyle. Iste bizim mutfakta da oyle oldu. Haftalik 5 lt. olarak alip mayaladigim yogurdumuzu bitiremedik. Hal boyle olunca aklima cokelek yapmak geldi. Cunku o kadar yogurdu ziyan edemezdim. Kalan, tutmayan veya eksimis yogurtlari degerlendirmenin en iyi yolu cokelek yapmaktır.

Eger yogurt sulu ise ekstradan su koymaya gerek yok. Suyu yoksa biraz sulandırmak gerekir. Tencerenin altini acip kaynatiyoruz. Kaynamaya basladiginda altini kisiyoruz ve bir sure kendi halinde kaynamaya birakiyoruz. Yogurt tamamen peltelestiginde icine biraz tuz katip ocagin altini kapatiyoruz. Biraz iliyinca ince bir tulbentten suzuyoruz. Hepsi bu kadar! Ben boreklerde kullanmak uzere buzluguna kaldirdim. Isterseniz kahvaltida da tuketilebilir ama tadi lor ile peynir arasi sert bir dokusu var. Eger kaynatilirken icine bir miktar kaymak ve tereyag ilave edilirse daha yumusak bir cokelek elde edilir. Afiyet olsun...






4 Haziran 2015 Perşembe

NISASTALI CITIR BOREK


Allah sonumu hayir etsin de bu ara borek tariflerinden gidiyorum:) Karatay diyetiyle fazlaliklarimi vermenin ve her sabah tartida 53 kiloyu gormenin rahatligi var sanirim uzerimde! Kilomu korumak icin cok fazla hamurisi yememeye calisiyorum. Zira hamurisi, eksi mayali olanlari saymazsak sadece kilo aldirmiyor ince bagirsaklarimizdaki tuycukleri harap edip zararli atiklarin da emilerek kana karismasini sagliyor. Bozulan bosaltim sistemimiz butun vucudumuzun sagligini direkt etkiliyor. Zararli bilesenler kanimiza karistigindan bin bir turlu hastaliga davetiye cikarmis oluyoruz. Iste bunlari bildigim icin ekmek veya herhangi bir hamurisi yedigimde hep sucluluk duyarim bu da fazla yememi engeller. Uzun bir sure evde olmadigimdan eksi mayami kaybettim maalesef ve su an yeniden eksi maya yapimina basladim. Umarim eksi mayali gunlerime cabucak donerim.

Gelelim o zaman sagliksiz bu boregin tarifine! Gene kopyacilik yaptim:) Bu sefer arife tarif gerek'ten. Oyle guzel yapmisti ve oyle ballandira ballandira anlatmisti ki kendimi bu boregi yaparken buldum:)

Umarim siz de begenirsiniz ama yapinca cok yemeyin sakin:)

Orjinal tarif icin TIK TIK

Malzemeler:

* 2 yumurta aki
* 1 cay bardagi su
* 1 cay bardagi sivi yag
* 1 cay bardagi sut
* 1 fiske tuz ( bir tatli kasigi koymak gerek cunku cok tuzsuz oldu)
* 1 fiske şeker
* 1 tatli kasigi instant maya
* uzeri icin 1 cay bardagi zeytinyag
* 2 yumurta aki
* 4 su bardagi un
* misir nisastasi

Yapilisi:

4 su bardagi unun 3 su bardagini, 2 yumurta akini, sivi yagi, sutu, tuzu, sekeri ve mayayi yavasca yoguralim. Bu arada kalan 1 su bardagi unu ilave edip kulak memesi yumusakliginda bir hamur elde edelim. Bu hamuru 15 dak. yoguralim.

Hamura ikiye bolelim bir parcasini mumkun oldugunca buyuk acmaya calisalim. Uzerine bolca misir nisatasi serperek incecik rulo yapip gul boregi seklinde kiviralim ve bir kenera alalim.
Diger parcaya da ayni islemi yapalim. Bekleyen diger parcayi tepsi buyukugunde acalim ve yagladigimiz tepsiye yerlestirelim. Arasina ben peynir koydum siz istediginiz malzemeyi koyabilirsiniz. Bir daha sefere kiymali yapmak istiyorum mesela. Diger parcayi da acip tepsiye yerlestirelim. Uzerine iki yumurta sarisini surup kare kare keselim.Susam ve corek otu serpelim. En son 1 cay bardagi yagi uzerine gezdirelim. Orjinal tarifte 1 su bardagi yag yaziyor ama benim hamuruma cok geldi.
Tepsiyi yarim saat dinlendirdikten sonra onceden isitilmis 200 derecelik firinda ustu kizarana kadar pisirelim. Ben bu boregin tadini milfoylü borege benzettim. Yapanlara afiyet olsun...

















1 Haziran 2015 Pazartesi

LONDRA GEZIMIZDEN KESITLER:)

Musadenizle sonuc bolumunden baslayarak giris yapmak istiyorum...

Cok uzun olmasa da bu tatil bize cok iyi geldi kesinlikle. Demem o ki; bu aralar caniniz mi sikkin? Degisiklige mi ihtiyaciniz var? Depresyonda misiniz? Esinizle iliskinize renk mi katmak istiyorsunuz? Cok calistiniz ve kendinizi odullendirmek mi istiyor sunuz? Hemen bir seyahat plani yapin derim. Nereye gideceginize karar veremiyorsaniz bu postumu okuyarak belki Londra'ya gitmek istersiniz:) Biz bu seyahat planini yilbasinda yapmistik ama inanin planlamasi ve seyahat zamanini beklemek bile heyecan verici:)

********************
Heyecanli olacak! Ilklerin gunu, ilklerin gezisi!

O an hayatimda ilk defa ucaga binecek olmanin korkusu ile ilk defa yurtdisina cikacak olmanin verdigi heyecan sarmisti her yanimi. Ama korkunun ecele faydasi yoktu:) O ucaga binilecekti! Yoksa uzak diyarlar baska nasil kesfedilirdi!

                                                 15 Mayıs 2015 Sabiha Gokcen Havaalani
                            Burada başına geleceklerden habersiz, meraklı ve heyecanlı bir Özlem var:)



27 Mayıs 2015 Çarşamba

KABAKLI BOREK



Yemek derdimiz olmasaydi bu dunya daha guzel olurdu degil mi? Ne kadar da zaman harciyoruz yemek yapmaya, ama az buz bir zaman degil gercektende! Ee ne yapalim dunyanin duzeni boyle el mahkum hayatta kalabilmek icin bir seyler yapip yemek zorundayiz. Elden geldigince saglikli bir seyler pisirmeye calisiyoruz belki ama cogumuz icin bu her zaman mümkün olmuyor. Iste bugun icine sebze katilarak sagliksizligi bir nebze de olsa azaltilmis bir borek tarifi var. Aslinda borekle mucver arasi demis yazar ama ben borege daha yakin buldum hatta kendileri bir borek benim icin :) Bu tarifi instagramda takip ettigim @evdemisiniz hesabinda gorup, begenip yaptim. Cunku mucverden daha az yagli olacaktı, belki de mucvere bir alternatif..


Malzemeler:
* 4 orta boy yesil kabak
* 2 adet yufka (veya tortilla yazmis yurt disinda bulunuyor sanirim)
* 2 adet yumurta
* 1 bardak sut
* 1/2 su bardagi kasar peyniri rendesi (beyaz peynir koydum)
* 1/2 cay bardagi sivi yag
* Tuz, pul biber, karabiber

Yapilisi:
Yufkalar rulo yapilip parmak genisliginde kesilir ve elle biraz parcalanir. Genis bir kapta sut ve yumurta cirpilir. Kabaklar rendelenir. Diger malzemeler eklenip harmanlanir. Yaglanmis bur tepside ustu kizarana kadar pisirilir. Ben yuvarlak borcam kullandim. Evet umarim kabakla biraz masumiyet kazandirilmis bu boregi benim gibi dener ve begenirsiniz:)

Afiyet olsun...